Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Alsace Şarap Yolu’nun adeta bir bibloyu andıran en masalsı durağı Eguisheim’a doğru yola çıkıyoruz. Fransa’nın En Güzel Köyü seçilen, dairesel yapısı ve rengarenk yarı ahşap evleriyle ünlü bu köyde, her köşe başında karşımıza çıkan Noel süslemeleri ve taze pişmiş ‘’Bredele’’ kurabiyelerinin kokusu eşliğinde rüya gibi bir yürüyüş yapıyoruz. Bir sonraki durağımız, surlar arkasına gizlenmiş bir mücevher olan Riquewihr. Orta Çağ dokusunu bütünüyle koruyan bu köyde kurulmuş olan Noel Pazarlarında bölgenin asırlık bağlarından gelen Riesling ve Gewürztraminer şaraplarını tadabilir, köyün ünlü fırınlarından yayılan tarçınlı ve zencefilli kurabiyelerin tadına bakabilir, yerel dükkanlardaki el yapımı Noel süsleri arasında kaybolabilirsiniz. Gezimize, ‘’Alsace’ın kalbi’’ olarak bilinen ve Noel döneminde tam bir peri masalına dönüşen Colmar ile devam ediyoruz. Şehre Amerika’daki Özgürlük Heykeli’nin tasarımcısı Bartholdi’nin memleketi olması nedeniyle burada bulunan Özgürlük Anıtı’nı görerek şehre giriş yapıyoruz. Colmar’da, La Maison des Tetes (Kafalar Evi), Maison Pfister (Pfister Evi), Unterlinden Müzesi, Bartholdi Müzesi ve Dominik Kilisesi rehberimizin anlatımlarıyla keşfedeceğimiz başlıca yerler arasında. Turumuzun sonunda, kasabanın en ünlü bölgesi olan, kanalları ve rengarenk evleriyle “Küçük Venedik” (Petite Venice) olarak anılan bölgede çekilen unutulmaz fotoğrafların ardından şehrin 6 farklı noktasına yayılan devasa Noel pazarlarını keşfetmek üzere serbest zaman alıyoruz. Öğle yemeği molamızda, Noel pazarlarında sunulan sıcak şarap (Vin Chaud), yöresel ‘’Tarte Flambée’’ ve fındıklı kurabiyelerle bu büyüleyici atmosferin tadını çıkarıyoruz. Günün finalinde, Alsace bölgesinin kalbi ve resmi olarak ‘’Noel’in Başkenti’’ (Capitale de Noël) kabul edilen Strazburg’a ulaşıyoruz. Şehre adımımızı atar atmaz bizi karşılayan büyüleyici atmosferde, ilk durağımız tüm ihtişamıyla gökyüzüne yükselen ve Victor Hugo’nun ‘’devasa ve narin bir mucize’’ olarak tanımladığı Strasbourg Katedrali (NotreDame) oluyor. Katedralin dantel gibi işlenmiş dış cephesini ve Noel ışıkları altındaki görkemini hayranlıkla izliyoruz. Gezimize, matbaanın mucidi Johannes Gutenberg’in adını taşıyan ve tarih kokan Gutenberg Meydanı ile devam ediyoruz. Ardından şehrin en canlı noktası olan Kleber Meydanı’na ulaşıyoruz. Burada, Strasbourg’un simgesi haline gelmiş olan, metrelerce yükseklikteki ve ışıklarla donatılmış devasa Noel Ağacı’nın (Grand Sapin) ışıltısı altında masalsı fotoğraflar çekiyoruz. Strasbourg’un dar kanalları ve ‘’La Petite France’’ bölgesinin su üzerindeki yansımaları eşliğinde gerçekleştirdiğimiz yürüyüşün ardından, Noel pazarlarının etrafını saran tarçın ve baharat kokuları arasında serbest zaman alıyoruz. Bu süre zarfında Kleber ve Gutenberg meydanlarındaki tezgahlarda yerel el sanatlarını inceleyebilir, akşam yemeği molanızda Alsace mutfağının seçkin lezzetlerini tadarak ışıl ışıl Strazburg gecesinin keyfini çıkarabilirsiniz. Noel ruhunun en saf ve en görkemli haliyle yaşandığı bu unutulmaz gecenin ardından, dinlenmek üzere Strazburg’daki otelimize geçiyoruz. Konaklama Strasbourg’daki otelimizde.